Hayatın İçinden Haberler…
escort,escort bayan,istanbul escort bayan,escort antalya,

Suriye Mülteci Sorunu Çözümü ve Avrupa Birliğinin Bakış Açısı

Aslında Türkiye’nin En Büyük Sorunu Suriyeli Mülteci Akını… Fakat Avrupa’nın da Gözü Korkmuş Durumda… Bir Çok Avrupa Ülkesi Sınırlarını Kapatsa da Bu sorunu Çözmek Zorunda… Ortak Bir Çözüm Bulunması Gerekiyor… Peki Neler Yapılmalı…

TwitterPinterestTumblrGoogle+KakaoLinkedInVKXINGOdnoklassnikiRedditBibSonomyDiggDiigoFolkdInstapaperLiveJournalYummlyHatenaMixiDeliciousCare2 NewsBalatarinPusha

Suriye Mülteci Sorunu Çözümü ve Avrupa Birliğinin Bakış Açısı
Bu haber 09 Haziran 2016 - 9:36 'de eklendi ve 413 kez görüntülendi.

2010 senesinde öncesinde Tunus’ta başlayan, ardından domino tesiriyle Sahil Afrika ve Ortadoğu’yu tesiri altına meydan kağıt üzerinde insanlara sunulan sahte demokrasi hareketi “Arap Baharı” en nihai Suriye ile aynı ritimde devam etti.

Arap Baharı rüzgârının estiği her ülkede değişiklik olmuş ve totaliter iktidarlar milletin değişiklik, bağımsızlık ve demokrasi beklentisi karşısında maalesef direnememiştir. Başlangıçta masun birer halk hareketi benzeri getirilen bu kavramın asalında, Müslüman coğrafyasında oynanan bir oyundan yabancı bir birşey meydana gelmediği gerçeği zamanla meydana çıkmıştır.

Arap Baharının amiyane tabirle duvara tosladığı yegâne koltuk kesinlikle Suriye olmuştur. Suriye’de 15 Mart 2011’de başlayan gösteriler, Nisan ayı içinde bütün ülkeye yayıldı. Emel bağımsızlık ve demokrasiydi. Nihai derece karma karışık dini, etnik ve mezhepler yapısına sahip olan Ortadoğu bölgesinin bir yansıması meydana gelen Suriye’de başlayan davranış, iktidarla muhalefeti karşı karşıya getirdi. Sonrasında, IŞID, El Nusra, Kürt, Türkmen ve Süryani gruplarının da katılmasıyla Suriye bir anda iç savaşa sürüklendi.

Bir yanda Esat’ın gitmesini talep eden Batı, başka taraftan Esat’ı savunan enbaşta Rusya olmak üzere Çin ve İran vardı. Suriye, Ilgisiz Savaş sonrasında Doğu ile Batı ittifakının karşı karşıya geldiği en mühim uluslar arası uğraş ve bilek güreşi alanına dönüştü.

Suriye üzerinden Batı ve Doğu ittifakları kozlarını paylaşırlarken, meydana gelen iç savaş ülkenin harabeye dönüşmesine, milyonlarca Suriyelinin yöntemlere düşmesiyle de 21. Asrın en büyük göçüne sebep oldu. Ülkemiz’nin en uzunca siyah hududunun olduğu Suriye’de savaştan kaçan milyonlarca birey, Ülkemiz hududuna dayandı. Ülkemiz ise hudut kapılarını açarak, milyonlarca mülteciyi kabul buyurdu. Bu Sabah tahmini 4,5 milyon Suriyeli sığınmacı konumundadır ve bunun 2,5 milyonu Ülkemiz’de barınmaktadır.

AB sığınmacı krizine uzunca zaman duyarsız kalmıştır. Fakat nihai aylarda, Akdeniz ve Ege’de meydana gelen dramlar ve problemin Avrupa sınırlarına civarı dayanması karşısında, rahatı kaçan AB, Ülkemiz ile işbirliğine gitmek zorunda kaldı.

Başta Yunanistan olmak üzere AB azasi ülkelere başlayan göç, Avrupa’nın yok sayamayacağı önemli bir sorun haline geldi. Ülkemiz ile sığınmacı krizi üst kısmına nihai zamanlarda peş peşe yapılmış olan toplantılar ve Başbakanlık seviyesinde karşılıklı resmi ziyaretler, çözüme yönelikti.

Almanya’nın başını çektiği AB ile Ülkemiz içinde aynı ritimde devam eden sığınmacı görüşmelerinin temeli; AB’nin Ülkemiz’ye 3+3 Milyar Avro mali dayanak sağlaması, Geriye Kabul Anlaşması çerçevesinde terörist yollardan AB’ye giden Suriyelilerin -ve başka tebaalı kaçak göçmenlerin- Ülkemiz’ye iadesi ve Avrupa hududuna dayanmış meydana gelen Suriyelilerin Ülkemiz’de kalması oluşturmaktadır.

AB tarafından problemin çözümündeki basit puan, sığınmacı akınının Avrupa sınırlarına dayanmaması, Avrupa toplumlarının refah ve huzurunun kaçmaması üst kısmına kuruluydu. Dik Batı Medeniyeti ve ileri topluluk yapısının, çirkin görüntülere tahammülü yoktu. Hatta bizzat yol açtığı felaket da olsa, yurtlarından kopmak zorunda bırakılmış, vefat denizlerinden geçerek sefalet ve fakirlik içerisinde kalmış Suriyeli göçmenler Avrupalı insanlar amaçlı birer imaj kirliliğinden yabancı bir birşey değildir. Avrupa’da yükselen ırkçılık ve sığınmacı karşıtı iddialar, göçmenlere takınılan üslup ve davranışlar ve en nihai Almanya’da yapılmış olan kent seçimlerinde AfD’nin oylarını arttırması bunun en bariz örneğidir.

5. Senenini geri bırakan Suriye iç savaşında meydana gelen sığınmacı akını ve sonrasında meydana çıkan dramlar, insanlığın utanç belgesi olarak çoktan tarihe geçti. Hiç şüphe yok ki sığınmacı akınında Ülkemiz ismini tarihe altın harflerle yazdırdı. Her fırsatta uygarlık dersi verici Avrupa bizzat medeniyetini insaniyet kanaat ve vahşeti üst kısmına inşa ettiğini bir defa ek olarak gösterdi.

Tabi ek olarak hayat sulhunu ve güvenliğini muhafaza etmek amaçlı oluşturulmuş meydana gelen, 193 ülkeli Bm’den hala daha bir ses çıkmaması da düşündürücü ve eleştiriye nihai derece açık bir vaziyettir.

24.10.1987 İstanbul Doğumlu.
Marmara Üniversitesi Radyo ve Televizyon Programcılığı Mezunu
Evli ve 3 Çocuk Babası / Uzmanlık Alanı : Gündem ve Siyaset
TwitterPinterestTumblrGoogle+KakaoLinkedInVKXINGOdnoklassnikiRedditBibSonomyDiggDiigoFolkdInstapaperLiveJournalYummlyHatenaMixiDeliciousCare2 NewsBalatarinPusha
Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
ankara escortizmir escorthalı saha yapan firmalarsamsun escortkayseri escortbursa escortantalya escortizmirescortweb counter free